Bir şehrin hafızası, haritalarda değil; tekrar tekrar dönülen köşelerde saklıdır.

Kentleri yalnızca binalar ve yollar oluşturmaz. Bir duvarın önünde edilen kısa bir sohbet, her sabah aynı fırından alınan ekmek ve unutulmuş bir tabelanın gölgesi de şehrin hafızasına katılır.

İnsanlar değişir, dükkânlar kapanır, sokakların isimleri yenilenir. Yine de bazı yerler, orada yaşananları görünmez bir katman gibi taşımaya devam eder. Bu katmanlara dikkatle baktığımızda kendi hikâyemizin de şehrin hikâyesine karıştığını fark ederiz.

Belki de bir kenti sevmek, onun bütün seslerini aynı anda duymaya çalışmaktır.

Kaynak / notBitigSonRaf özgün içerik arşivi